Arrademento dergisinin 2011 Aralık ayı sayısının dosyası Mimarlık ve Delilik üzerine.. Mimarlığa ve kendime en çok yakıştırdığım kavram üzerine okumak oldukça zevkliydi. Üzerine kafa patlattığımız şeylerin derlenip toparlanıp yazıya dökülmüş hallerini seviyorum.
Seçil Binboğa'nın "Delirmen direnmektir!" yazısından "Anti Kahraman Deli" alt başlığının bir bölümünü de aktarmaktan kendimi alamıyorum. Buraya yazarak bir nevi okuduklarımın altını çizmiş oluyorum:
"...Metropolün kapitalist üretim pratiklerinin örüntüleriyle şekillenen yüzü, kaçınılmaz bir biçimde Simmel'in metropol tipi bireysellik diye adlandırdığı durumun psikolojik koşullarını yaratır. Birey, kent geliştikçe artan ve hızla biçim değiştiren imajlar dünyasında sürekli uyarılmakta; buna karşılık iç dünyasında da kendini gerçekleştirme ya da hayatına anlam katma arzusuyla yanıp tutuşmaktadır. Bu iki dünya arasında salınan tinsel hayat; sonunda kişiliğin dahi değersizleşmesi pahasına bir tür savunma mekanizması, dışarıdan gelen sinirsel uyarıma tepki olarak bir tür tepkisizlik geliştirir. Simmel dikkate değer sosyolojik tahlillerle, Modern kentlinin bu tepkisini/ tepksiziliğini blase attitude olarak tanımlar. Türkçe'ye "usanmışlık tutumu" olarak çevrilen blase attitude sözlükte şu karşılıkları bulur:
1-Aşırı ve sık tekrarlanan haz duyumu nedeniyle yaşanan his kaybı; tıka basa doygunluk; tokluk hissi; birşeye duyulan bağımlılık ya da ona sık sık maruz kalıyor olmak nedeniyle yaşanan ilgisizlik
2- Oldukça bilge ve deneyimli olma hali
3- Sorumlulukları önemsiz addetme ya da onlara yeterli dikkat ve ilgiyi göstermeme tutumu
Bütün bu tanımların karşılığı olarak yorumlanabilen Blase, Simmel'in ortaya koyduğu biçimiyle hissizliği ve usanmışlığı ölçüsünde şeyleri ayırt edebilme kabiliyetini de yitirmiştir. Yazar bu durumu şöyle açıklar: "Şeyler, usanmış kişiye, eşit olarak düz ve gri tonlarda görünürler; hiçbir nesne ötekilerin üstünde bir tercih edilebilirliği hak etmez. Bu hakim değer, tamamen içselleştirilmiş para ekonomisinin sadık bir biçimde öznel yansımasıdır." Simmel'in tanımlayıcı görünen bu sözleri aslında, Blase bedene yöneltilmiş ciddi bir eleştiriyi içermektedir. Parayla ölçülebilir olmakla savaştığı noktada metropol tipi birey, çaresiz bir tutum benimseyerek insani algılarını kapatmayı tercih eder ve böylece kaçınılmaz bir biçimde sistemin dönüştürücü gücüne teslim olur." s.88
Hadi bana geçmiş olsun. Teşhisim konulmuş; konu yine, yeni, yeniden defalarca tartışılmak, düşünülmek, okunmak, yazılmak üzere şimdilik kapanmıştır. Tanrı bizi sistemden ve delirmemekten korusun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder