Gunlerden
bir gun erkenden kalkti. Gunesin dogusunu gorebilmeyi planliyordu ama
hava bulutlu ve islakti. Pencereden disariyi seyretmeye koyuldu.
Disarisi oluydu ama tazeydi de. Yeni bir gun basliyordu ve baslangicina
sahit oldugu icin heyecanliydi. guzel bir gun gecirecegine dair kendine
soz verdi.
Bugun
yeni deneyimler gunuydu. Uretime gecmeliydi. Bu onun icin yeniydi. Acti
bilgisayarini, onunde bombos bir sayfa. Bu beyazliga yuzyillardir ne
hayatlar ne fikirler sigdirilmisti. Tum yaratimlarin arka planini
olusturuyordu. O da simdi bir sey yaratacakti. Dusunmeye koyuldu. Ne
yaratabilirdi? Yaratilacak ne vardi? Kendi sorunlari hakkinda dusundu.
Hepsi bos ve sikiciydi. Kendi yuklerinin baskalari icin sikici olacagina
emindi. Peki kendi gunluk sikintilarinin disinda kafasina takilanlardan
bahsedemez miydi? Dusundu dusundu. O herseye soylenen insan bir melek
olup cikimisti o an. Beyaz sayfanin onunde tum karamsarligini
kaybetmisti. Dunya kendi halinde donuyordu. Uzerinde barindirdigi her
sey gibi o da kendi demliginde demleniyordu. Dert edecek cok sey vardi
ama dert etmeye degmezdi. Hersey olacagina variyordu. Bu yuksek derecede
sahip oldugu kabulleniciligi farkettigi an kendinden korktu ve
bilgisayardan uzaklasti. Koltuga gecti.
Ne
yapmali ne yapmali? Belki de yazmak ona gore degildi. Peki one gore
olan neydi? Televizyona bakindi. Belki uzerine ugrasacagi bir sey
bulmada televizyon ona yardim edebilirdi. Gecti tum kanallari. Onu
heyecanlandiracak bir sey bulamadi. Kapadi televizyonu ve boslugu seyre
daldi. Eskiden bir suru gereksiz sey kafasini mesgul ederdi ve bunu
engellemeye calissa da basaramazdi. Simdi nerdeydi bu ic konusmalar?
onlar da onu terketmisti. BIr seyler dusunmeye calisti. Zorladi. Gelen
geliyordu ama geri kaciyordu. Gelen dusunceyi tutmaliydi ve kontrollu
bir bicimde evrimlestirmeliydi. Kontrollu fikir gelistirme de sikiciydi.
icerden karsi konulamaz bir kuvvetle birseyler gelmeliydi. O her neyse
onu somutlastirmali ve hayata katmaliydi. Hala bu konuda basarili
olamamisti.
Erken
kalkisina dair pismanlik duygusu kendini gostermeye baslarken, bu
olanlarin, uykulu olmasindan kaynaklandigini kendisine soyleyip durdu. E
simdi ne yapmaliydi? Uyumaya devam mi etseydi ki? Onunde koca bir gun
vardi ve yapacak hicbir sey yoktu. Yapmaya hevesi vardi ama ilhami
yoktu. Saat oglene yaklasiyordu ve zaman gecmek bilmiyordu. O ise bos
bos odaya bakinmayi surduruyordu.
Yeniden ise girmemin zamani geldi galiba diye dusundu. Sonra is yasami ile ilgili deneyimleri geldi gozunun onune. Urperdi ve ayaga kalkip bos bos yurumeye konuldu. Aklina gelen imgelerden ve gecmisten cikip gelen hislerinden kurtulmaya cabaladi. Gitti kendine bir cay demledi. Bugun hayatinin en buyuk arzusunu kesfedecegine dair yemin etti ve salona gidip cayini yudumlamaya koyuldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder