Fark ettim ki
baya az şey paylaşmışım buralarda. Ne bir görsel ile ne bir video ile desteklemişim yazılarımı ya da onlara atıfta bulunmuşum. Sanırım repertuarımı geliştirmeliyim. Kendimi
geliştirmem gerektiği gibi....
Neredeyse
tam da bi yıl önce yazmışım. Aşağı
yukarı aynı düşüncelerdeyim. Bir şey dışında. Beni buraya getiren bu sefer
gerçekten sadece sizsiniz. Aslında bir bakıma düşüncelerimin bu kadar sabit
kalması pek de hoş değil. Kendimi geliştirememiş ve değiştirememiş olma gerçeği
daha da kendini belli etmiş oluyor bu durumda.
Pes ettim tamam. Değiştirdim. Hem de çok. ‘ değişmeyen tek şey değişimin
kendisidir.’ Diyor noktayı koyuyorum bu konuya. İş hayatı – okul vs. artık
bunlar hakkında konuşmak da istemiyorum sanırım. Çünkü artık bu tür dünyevi
olgular hayatımda kabullenmem gereken bir veri gibi. onları alıyorum.
Kabulleniyorum. Ve kalanına bakıyorum. Rest of my life. Bazen İngilizce her
şeyi daha iyi açıklıyor. Bunların dışında ise hayatım tamamen ruhani bir
boyutta gelişiyor. Bu da gerçekten inanılmaz bir tezat oluşturuyor. Haftasonu
ve haftaiçinin iki farklı insana ait olmasından tutun da gece ile gündüzün paralel evrenlerde
geçiyormuşçasına birbirinden farklılaşması. Aklım ve duygularımda yaşadığım bu
gel-gitlerle değişen bir ben. Aynı zamanda sabitleşen. Adeta siddhartaya taş
çıkartırcasına dinginleşen varoluşum. Hepsi burada hala benimle birlikte. Ben
de sizinle…
safi__naz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder